«<<<<< ÖNCEKİ | SONRAKİ >>>>>»

30/7/2009

Yük ve Yol


Hamalsan iki şey önemli oluyor senin için:

Yük ve yol...

Ancak sırtına aldığın yükle bu mesafeyi asabilirsen,
ücret mevzu bahis oluyor. Aksi olursa, cereme çekiyorsun!
Bunu düşünüyordum. Yanımdaki hamalla yola çıktık.
İhtiyardı. Kendinden büyük bir yük almıştı. Benim sırtımda ise birkaç bavul vardı sadece, onunkinin çeyreği... Diyordum ki içimden "Çok gitmeden kıvrılırsa titreyen bacakları, yüklenirim sırtındaki yükün yarısını!.."


Nitekim çok geçmeden dedi ki: "Mola vakti. Gel biraz dinlenelim!. ..
"Ne molası, dedim ona hayretle. Ben daha terlemedim!. . "Sözüme aldırmadı. Durdu. Çöktü. Salarken yükünün ipini "Sen de dinlen hadi" dedi. Benim canim sıkılmıştı bu işe. Genç olduğumu, ondan kuvvetli olduğumu, bunun gibi bir bunakla yola çıkmamın ne büyük hata olduğunu düşünüyordum. O ihtiyar, bir bacağını azıcık uzatmış halde sessizce dinleniyorken, ben huzursuz bir şekilde ayakta dolanıyordum. Bir saat kadar sonra yine durdu, oturdu, dinlendi. Ben kızgınlıkla dolandım etrafında...


"Yükünü indirip sen de dinlen", demesine aldırmadım, ona daha çok kızdım...
Sonra yine durdu. Bana da "dinlenmemi" söyledi yine ama dinlenmedim. Yarım saat sonra "dinlenelim mi" diye sordu, aksi aksi başımı salladım...
Kaçıncı molasıydı hatırlamıyorum, birden bire dizlerimin bağı çözüldü.
Kafamın içinde uçuşan kara karasinekler sustu, çöküp kaldım. Kayış kolumdan çıktı, sırtımdaki bavullar kaydı. Ne kadar zaman geçtiğini fark etmedim.


Uyumuştum da uyandım mı, yoksa bayılmıştım da ayıldım mı anlamadım...
Baktım kendi kocaman yükünün üzerine benim bavullarımı da bağlamıştı. Küçük tasına birazcık su koyup dudağıma dayadı, içtim. Sonra koluma girerek; "Hadi kalk, dedi. Bana yaslan. Ağır ağır gider ve bir sure sonra gene dinleniriz." Dediğini yaptım. Omzundan güç aldım, ama asil anlattıkları iyi geldi bana.


"Ben yılların hamalıyım, dedi. Nice pehlivan yapılı adamlar gördüm. Çoğu, dinlenmek istemediklerinden yükleriyle birlikte kendilerini de toprağa serdi sonunda... Yolda gördüğümüz saçılmış kuru kemiklerin çoğu, anlattığım bu insanlara ait...


Halbuki bir yükü "taşımak" bizim isimiz, "altında ezilmek" değil!.. Unutma ki bir yük taşıdıkça ağırlaşır.
Dinlenerek sen yükünü hafifletiyorsun! Belki günün birinde hamallığın sekli değişir. Belki o günleri ben göremem.


Ama sen kavuşursan o zamanlara, aman ha, kafanın içinde de sakin yük taşıma...
Akşamları bırak ve hafifle... Sabah dinlenmiş olarak yeniden tekrar taşırsın yükünü. Bizim isimiz, bugünü yarına taşımak, bugünün altında yok olmak değil. Çünkü yarınlarda bizi bekleyenler var, taşıdıklarımızı bekleyenler var...

Gerçek su ki, hepimiz su hayatin hamallarıyız.. Yüklerimizi en doğru şekilde taşımak ve hayatin altında ezilmemek dileklerimle. ..

 

 

 


EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

1 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: BARIS59 | Tarih: 2009-07-30 18:28:46
    Konu: SELAM OLA

    harika bir çalışma.

    Bağlantı »

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı


can sıkıntısında okunacak, yüreğimize güzel bir şeyler serpiştirecek, dillendiremediğimiz duygularımızı ifade eden yazılarla her geçen gün yeni yazılar eklenen bir blog burası...

«<<<<< ÖNCEKİ | SONRAKİ >>>>>»

.......Blog hakkında görüşlerinizi bildirmek isterseniz, adresim: denizdeninciler@gmail.com .....


Online Sayaç
forex Flash Chat
NAMAZ GÖNÜLLÜLERİ

Altın Oran ve Kabe Mucizesi from Erdem Cetinkaya on Vimeo.