«<<<<< ÖNCEKİ | SONRAKİ >>>>>»

9/3/2009

Kemancı



Soğuk bir Ocak sabahı bir adam Washington DC’ de bir metro istasyanunda kemanla 45 dakika boyunca 6 Bach eseri çalar. Bu sürede çoğu işe yetişme telaşındaki yaklaşık bin kişi
Kemancının önünden geçip gider. Kemancı çalmaya başladıktan ancak 3 dakika sonra ilk defa
Orta yaşlı bir adam kemancıyı fark edip yavaşlar ve birkaç saniye sonra da gitmek zorunda olduğu yere yetişmek üzere hızla yoluna devam eder. Kemancı ilk 1 $ bahşişini bundan bir
Dakika sonra alır. Bir kadın yürümesine ara vermeksizin parayı kemancının önüne koyduğu
Kaba atarak hızla geçip gider. Birkaç dakika sonra başka biri duraklayıp eğilerek dinlemeye
Başlar, ancak saatine göz attığında işe geç kalmamak için acele ettiğini belirten ifadelerle hızla yoluna devam eder. En fazla dikkatle duransa 3 yaşlarında bir erkek çocuğu olur. Annesinin çekiştirmelerine rağmen çocuk kemancının önünde durur ve dikkatle ona bakar.
En sonunda annesi daha hızlı çekiştirerek çocuğu yürümeye zorlar. Çocuk arkasına dönüp
Dönüp kemancıya bakarak çaresizce annesinin peşinden gider. Buna benzer şekilde birkaç
Çocuk daha olur ve hepsi de ana-babaları tarafından yürümeye devam için zorlanarak uzak-
Laştırılırlar.
Çaldığı 45 dakika boyunca kemancının önünde sadece 6 kişi çok kısa süre durur. 20 kişi duraklamadan yürümeye devam ederek para verir. Kemancı çaldığı sürede 32 $ toplar.
Çalmayı bitirdiğindeyse sessizlik hakim olur; kimse, evet hiç kimse onun durduğunu fark edip
Alkışlamaz.
Ve hiç kimse onun dünyanın en iyi kemancısı Joshua Bell olduğunu, elindeki 3,5 milyon $ lık
Kemanla, yazılmış en karmaşık eserleri çaldığını anlamaz.Oysa Joshua Bell’in metrodaki bu
Mini konserinden iki gün önce Boston’da verdiği konser biletleri 100 $’ a satılmıştı.
Bu gerçek bir hikayedir, Bell’ in öylesine bir kılıkla metroda keman çalması Washington Post
Gazetesi tarafından algılama, keyif alma ve öncelikler üzerine yapılan bir sosyal deney gereği
Kurgulanmıştır. Sorgulanan şeyler şunlardır: “Sıradan bir yerde, uygunsuz saatte güzelliği algılayabiliyor muyuz? Durup ondan keyif alıyor muyuz? Beklenmedik ortamda bir yeteneği
Tanıyabiliyor muyuz?”
Dünyanın en iyi müzisyeni dünyadaki en iyi müziği çalarken, önünde durup dinleyecek bir
Dakikamız dahi yoksa kimbilir başka neleri kaçırıyoruz acaba? Düşünmeye Değer!

Hayat bir parça nakış işlemesine benzetilebilir. Hayatının ilk yarsındaki herkes işlemenin ön tarafını görür, İkinci yarısındaysa tersini. İkincisi o kadar güzel değildir ama daha öğreticidir, çünkü iplerin birbirine nasıl bağlandığını görmemizi sağlar.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

3 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: Sipahi | Tarih: 2009-03-28 18:19:58
    Konu: ....
    Merhabalar, güzel yazılar var teşekkür ediyorum.

    Evet insanlar aradığı şeyi sabit bir mekan ya da sabit şartlara bakarak hareket eder ama aradığı şeyin her an karşısına çıkabileceğini düşünemeybilirler.

    AMA ARADIĞIMIN HER AN KARŞIMA ÇIKABİLECEĞİNİ BİLİYORUM....

    Bağlantı »

  2. Yazan: herseyimdinsen0810 | Tarih: 2009-03-17 10:08:18
    Konu: blog faresine dikkat
    &#8220; Cennet37 &#8220; İsimli blog, bir &#8216; blog faresi &#8216; tarafından çalınmıştır. Anlayacağınız tanıyanınız yada tanımayanınız varsa blog şuan &#8220; cennet37 &#8220; blogcusunun gerçek sahibinin elinde değildir.
    Biz bloglarımıza yüreklerimizi, duygularımızı, hayatlarımızdan bir parça koyuyoruz. Ama bu &#8216;blog faresi&#8217; bizim duygularımıza yüreğimizden geçenlere tecavüz ederek elimizdekini Çalıyor.

    Bizde &#8216;miray&#8217; arkadaşımla düşündük ki, bir şekilde bütün arkadaşlarımıza ulaşıp bu olayı yayalım ve arkadaşımızın blogunu geri alalım, bu blog faresini halt edelim..

    Bütün blog arkadaşlarımdan rica ediyorum, bu yazıyı yorumumlarımla birlikte listemdeki bütün arkadaşlarıma ulaştıracağım.
    Sizden de tek ricam, en azından benim size yorumla ulaştırdığım bu yazıyı listenizdeki bütün arkadaşarınızla paylaşmanız..
    Çünkü bugün &#8220;cennet37 &#8220; yarın &#8220;ben&#8221; öbürgün &#8220;siz&#8221; duygularımızı hayatımızı çalmaya kimsenin hakkı yok, diye düşünüyorum.

    Blogular olarak birbirimize nasıl sıkı sarılıyoruz biliyorum ve bu yüzden &#8220;cennet37&#8221; blogunun gerçek sahibi olan arkadaşımız için bu boykota hepinizi davet ediyorum..
    Lütfen listemizdeki bütün arkadaşlarımıza yorumlarımızla ulaştıralım..
    en azından sayfamızda yer verelim...

    Bağlantı »

  3. Yazan: serDARser | Tarih: 2009-03-13 20:49:15
    Konu: orta şekerli uygundur orta yolu tercih etmek gerekir :)
    sanal bir orta şeker türk kahfesini ilk kez içeceğim.aslında sanal olunca bazı şeyler daha bir rahat yaşanıyor.lakin bloğunuza koyduğunuz yazılar sanalın ötesinde etkiliyor beni.demem oki:sanalsız yalansız yaşamak artık bu alemin vazgecilmezleri arasına girmiş durumda.öyleki bir orta şekerli kahfe bile sanalsız olmuyor.ömrünüze sevdayla bakın.kahffe için teşekkürler:)

    Bağlantı »

Bağlantılarım

Blogcu ile yapıldı


can sıkıntısında okunacak, yüreğimize güzel bir şeyler serpiştirecek, dillendiremediğimiz duygularımızı ifade eden yazılarla her geçen gün yeni yazılar eklenen bir blog burası...

«<<<<< ÖNCEKİ | SONRAKİ >>>>>»

.......Blog hakkında görüşlerinizi bildirmek isterseniz, adresim: denizdeninciler@gmail.com .....


Online Sayaç
forex Flash Chat
NAMAZ GÖNÜLLÜLERİ

Altın Oran ve Kabe Mucizesi from Erdem Cetinkaya on Vimeo.